
Burada paradoks, bir durumun barındırdığı çelişki anlamında kullanılıyor.
Örneğin, çocuklar bir dönem bir objeye çok bağlanırlar, o obje bir başkası için sadece bir kumaş parçasıyken çocuk için çok önemli bir şeyi temsil eder. Sanki çocuk için o hem dışarıdadır hem de iç dünyasının bir parçasıdır. Burada kritik olan ona ‘sadece bir kumaş parçası’ gibi yaklaşılmaması, durumun olduğu şekliyle kabul edilmesi olacaktır.
Oyun da bir ara alan olmasıyla bir çelişki barındırır: Ne gerçek ne sahtedir. Burada kritik olan da, gerçek olmadığını da hatırlayarak ‘bu sadece bir oyun’ demeden, öyle düşünmeden özgürce saçmalayabilmek olacaktır.
Winnicott yaratıcılık ile oyunu çok ilişkilendirir: Yaratıcılık tam olarak bu ara alanın kullanılabilmesiyle alakalıdır. Freud da aynı şekilde, yetişkinlikteki yaratıcılığın çocukluktaki oyunun bir devamı, bir ikamesi olduğunu söyler.
Winnicott’a göre aklı devreye sokup paradoksu çözmek paradoksun değerinin yitirilmesine neden olur.
Bu konu bana şöyle şeyler de çağrıştırıyor:
- Örneğin çocuk her gün biraz daha bağımsızlaşırken hem anneden uzak olmak isteyecek hem de uzaklaştıktan kısa bir süre sonra koşarak anneye geri gelecektir. Sanki iki karşıt kuvvet çocuğu çekiyor gibidir. Burada da arada kalma durumunu kabul etmek ve bunu dönüştürmeye çalışmamak önemlidir.
- Veya mesela bir ergen hem kendi istediğini yapmak isteyecektir, hem de başkalarının ne dediği onun için çok önem olacaktır, bu da o dönemle birlikte gelen çelişkili bir durumdur. Bunu hemen bir çözüme ulaştırmaya çalışmadan, bu paradoksun yaşatacaklarını yaşayarak, bunları anlamaya çalışarak içinden geçebilmek o ergenin yetişkinlik dönemi için önemli olacaktır.
Ebeveynler de kendilerini çelişki barındıran durumlarda bulunabilirler, örneğin çocuğun hem büyümesini isterken hem de yanlarından hiç gitmemesini isteyebilirler.
Tüm bu gibi durumlarda bir tarafı yok etmeye çalışmak ya da görmezden gelmek, yokmuş gibi davranmak yerine iki tarafa da kucak açmak, her iki durumda neler yaşandığını gözlemlemek ilerleyebilmek için çok kıymetli bir tutum olacaktır.
Fotoğraf, Kadir Celep, Unsplash.